Kozmolojiye Giriş ve Kozmik Mikrodalga Arka Plan: Bölüm: 2
1 Kızıla Kayma
Önceki bölümde evrenin genişlemesini fiziksel mesafe ve comoving mesafe kavramları üzerinden ele aldık. İki comoving galaksinin koordinatları değişmese bile aralarındaki fiziksel mesafenin ölçek faktörü nedeniyle zamanla artabileceğini gördük. Ancak burada önemli bir soruyu açık bırakmıştık:
Biz evrenin genişlediğini gözlemsel olarak nereden biliyoruz?
Uzak galaksiler arasındaki mesafeyi doğrudan bir cetvelle ölçemediğimize göre, bu cisimler hakkında sahip olduğumuz bilgiyi büyük ölçüde bize ulaşan ışık üzerinden elde ederiz. Bu nedenle evrenin genişlemesinin ışık üzerinde nasıl bir etki bıraktığını anlamamız gerekir.
Öncelikle dalga boyunun ne olduğunu hatırlayalım.
Bir elektromanyetik dalgada ardışık iki tepe arasındaki uzaklığa dalga boyu denir ve ile gösterilir. Işık için dalga boyu ile frekans arasındaki ilişki
şeklindedir. Burada ışık hızı, dalga boyu ve frekanstır.
Işığın yerel hızı sabit olduğuna göre, dalga boyu arttığında frekans azalmak zorundadır. Şimdi bir ışık dalgasının kaynaktan çıktığı andaki dalga boyuna ile, gözlemciye ulaştığında ölçülen dalga boyunu ise ile gösterelim. Eğer gözlenen dalga boyu yayıldığı andaki dalga boyundan daha büyükse,
ışığın dalga boyunun daha uzun değerlere doğru kaydığını söyleriz. Görünür ışık tayfında daha uzun dalga boyları kırmızı bölgeye karşılık geldiği için bu olaya kızıla kayma denir.
Kızıla kayma miktarı parametresi ile tanımlanır:
Bu ifadeyi yeniden düzenlersek,
elde edilir.
Buradaki fiziksel anlam oldukça açıktır. Eğer
yani ışık bize ulaştığında dalga boyu büyümüştür ve ışık kızıla kaymıştır.
Örneğin olduğunu düşünelim. Bu durumda
olacağından,
bulunur. Yani gözlemlediğimiz dalga boyu, ışığın yayıldığı andaki dalga boyunun iki katıdır.
Buraya kadar kızıla kaymayı yalnızca dalga boyunun değişimi üzerinden tanımladık. Peki neden evrenin genişlemesi bir fotonun dalga boyunu neden değiştirsin
Eğer genişleyen evrenin ölçeğini ile tanımlıyorsak, dalga boyunun da bu ölçek faktörüyle nasıl ilişkili olduğunu göstermemiz gerekir. Başka bir ifadeyle, evren genişledikçe comoving gözlemcilerin ölçtüğü fotonun fiziksel dalga boyu da ölçek faktörüyle birlikte büyür.
Ancak bu noktada yalnızca "evren genişlediği için dalga boyu da genişler" demek yeterli değildir. Bu ilişkinin genişleyen bir uzay-zaman geometrisi içerisinde gerçekten nasıl ortaya çıktığını göstermemiz gerekir.
Evrenin genişlemesinin dalga boyunu değiştirdiğini gördük ve bu değişimi kırmızıya kayma parametresi cinsinden tanımladık. Bu bölümde, genel görelilik çerçevesinde genişleyen bir evrende hareket eden bir fotonun frekansının neden
şeklinde değiştiğini sıfırdan göstereceğiz. Ardından frekans ile dalga boyu arasındaki ilişkiyi kullanarak sonucunu yeniden elde edeceğiz. Bu nedenle işe uzay-zaman koordinatlarından başlayalım.
1.1 Uzay-zaman koordinatları
Özel ve genel görelilikte bir olay dört koordinatla gösterilir:
[!note] Notasyon Yunan indisleri değerlerini alır. Sıfırıncı bileşen zamansal, diğer üç bileşen uzaysaldır.
Bu bölümde doğal birimler kullanılmayacak ve ışık hızı açık biçimde korunacaktır. Bu nedenle zaman koordinatını olarak seçeriz. Dört-konum böylece
biçiminde yazılır.
Bu seçim sayesinde , , ve bileşenlerinin tamamı uzunluk birimine sahip olur.
1.2 Metrik ve uzay-zaman aralığı
Koordinatları tanımladık. Peki iki yakın olay arasındaki fiziksel ayrımı nasıl ölçeceğiz? Genel görelilikte bu işi metrik tensörü yapar.
[!info] Tanım İki yakın olay arasındaki uzay-zaman aralığı ds^2 = g_{\mu\nu},dx^\mu dx^\nu \tag{11} ile tanımlanır. Buradaki nesnesine metrik tensörü denir.
Bu çalışmada metrik imzasını olarak seçeceğiz. Düz Minkowski uzay-zamanında metrik
biçimindedir. Dolayısıyla uzay-zaman aralığı
olur.
Ancak üzerinde çalıştığımız evren statik bir Minkowski uzay-zamanı değildir. Evren genişlediği için uzaysal uzaklıkların zamanla değişmesine izin veren FLRW metriğini kullanmamız gerekir.
1.3 FLRW metriği
Homojen ve izotropik bir evrenin uzay-zaman geometrisi FLRW metriğiyle tanımlanır:
[!note] Notasyon Latin indisleri yalnızca uzaysal bileşenleri gösterir.
[!info] Tanım fonksiyonuna ölçek faktörü denir. Bu fonksiyon, evrendeki fiziksel uzaklıkların kozmik zamanla nasıl değiştiğini gösterir.
[!info] Tanım , sabit bir kozmik zaman kesitinin uzaysal geometrisini tanımlayan zamandan bağımsız metriktir.
Uzaysal olarak düz bir evrende alınır. Bu durumda olur ve FLRW metriği
şeklini alır.
kullandığımız için yazabiliriz. Böylece metrik bileşenleri
ve ters metrik bileşenleri
olarak yazılır.
[!info] Tanım Ters metrik, koşulunu sağlayan tensördür. Örneğin olur.
1.4 Comoving gözlemci ve öz-zaman
Uzaysal metriği tanımladık. Ancak uzaysal metrik pekçok farklı gözlemci tarafından değerlendirilebilir. Bu noktada genişleyen evrende hangi gözlemciyi kullanacağımız önem arz eder.
FLRW koordinatları evrenin genişlemesiyle birlikte hareket eden bir koordinat ağı olarak düşünülebilir. Bu koordinat ağı üzerinde sabit konumda kalan gözlemcilere comoving gözlemci denir.
[!info] Tanım Comoving gözlemcinin uzaysal koordinatları sabittir: x^i = \text{sabit}. \tag{18} Bu nedenle ve olur.
Burada "sabit koordinat" ifadesi gözlemcinin diğer uzak galaksilere olan fiziksel uzaklığının sabit olduğu anlamına gelmez. İki comoving nokta arasındaki fiziksel uzaklık yaklaşık olarak biçiminde değişir. Koordinat uzaklığı sabit kalırken fiziksel uzaklık ölçek faktörü nedeniyle büyür.
Uzaysal kısım bu şekilde tanımlanır ancak her gözlemci bir cetvel taşıdığı gibi bir de saat taşır. Peki bu gözlemcinin kendi saati ne ölçer?
[!info] Tanım Bir gözlemcinin yanında taşıdığı ideal saatin ölçtüğü zamana öz-zaman denir ve ile gösterilir.
Zaman-benzeri bir dünya çizgisi boyunca
yazılır.
Comoving gözlemci için olduğundan FLRW metriği biçimine indirgenir. Bunu öz-zaman tanımıyla karşılaştırırsak
ve dolayısıyla, zamanın ileri yönünü seçerek,
sonucunu buluruz.
Bu sonucun fiziksel anlamı şudur: comoving gözlemcinin cebinde taşıdığı saatin ölçtüğü öz-zaman, FLRW metriğindeki kozmik zaman ile aynıdır.
1.5 Comoving gözlemcinin dört-hızı
Gözlemcinin zamanını belirledik. Şimdi onun uzay-zamanda hangi yönde hareket ettiğini dört-hız aracılığıyla ifade edebiliriz.
[!info] Tanım Bir gözlemcinin dört-hızı u^\mu = \frac{dx^\mu}{d\tau} \tag{22} olarak tanımlanır.
olduğundan
Comoving gözlemci için ve olduğundan ve elde edilir. Dolayısıyla
olur.
Şimdi üst indisli bu vektörün alt indisli biçimini bulalım.
[!info] Tanım Bir vektörün indisi metrik kullanılarak indirilir: .
Sıfırıncı bileşen açıkça
olur. Metrik köşegen olduğu ve uzaysal dört-hız bileşenleri sıfır olduğu için bulunur. Böylece
elde edilir.
1.6 Elektromanyetik dalga ve faz
Gözlemciyi ve temel matematiksel nesneleri tanımlamamızın ardından esas probleme dönmemiz gereklidir. Bu gözlemcinin ne ölçümü yapacağını hatırlayalım. Biz fotonlarla çalışıyoruz bu sebeple, yalnız gözlemci ve metriği tanımlamak yeterli değildir. Dalgalar söz konusu olduğundan elektromanyetik dalgalar ile çalışmamız gereklidir. Bu gözlemcinin ölçüm yapacağı elektromanyetik dalgayı ölçer.
Geometrik optik yaklaşımında bir elektromanyetik dalga genel olarak
biçiminde yazılır. Burada, dalganın genliğini, ise dalganın fazını gösterir.
Faz, dalganın salınım döngüsünün hangi noktasında bulunduğumuzu söyler. Örneğin düz uzay-zamanda ilerleyen düzlemsel bir dalganın fazı
şeklinde yazılabilir. Açık biçimde olur.
olduğuna göre yazabiliriz. Böylece
elde edilir.
Peki uzay-zamanda küçük bir miktar ilerlediğimizde fazın ne kadar değiştiğini nasıl ifade ederiz? Bir skaler alanın toplam diferansiyeli
şeklindedir. Açık biçimde bu ifade
olarak yazılır.
1.7 Dört-dalga kovektörü
Fazın uzay-zamandaki değişimini tek bir geometrik nesneyle göstermek için dört-dalga kovektörünü tanımlarız.
[!info] Tanım Dört-dalga kovektörü k_\mu = \partial_\mu\Phi \tag{32} olarak tanımlanır. Buna göre fazın diferansiyeli kısaca olur.
Bu tanımın fiziksel anlamı şudur: , uzay-zamanda seçilen küçük bir hareketin dalganın fazını ne kadar değiştireceğini belirler.
Şimdi bileşenleri tek tek hesaplayalım. Fazımız
olduğundan
Dolayısıyla
olur.
Zamansal bileşen frekans bilgisini, uzaysal bileşenler ise dalganın yayılma yönünü ve dalga boyunu içerir. Uzaysal dalga vektörünün büyüklüğü ile verilir.
Şimdi kovektörün indisini kaldıralım.
[!info] Tanım Bir kovektörün indisi ters metrikle kaldırılır: .
Sıfırıncı bileşen
olur.
Uzaysal bileşenler ise
şeklindedir. Dolayısıyla
elde edilir.
Burada ile bileşenlerinin aynı olmadığına dikkat edilmelidir. Uzaysal indis kaldırılırken çarpanı ortaya çıkar.
1.8 Fotonun dört-momentumu
Dalganın geometrik tanımını yaptık. Peki bu dalga kuantum mekaniğinde bir foton olarak yorumlandığında ne değişir?
Bir fotonun enerjisi ve olduğundan
elde edilir.
Fotonun uzaysal momentumu ile dalga vektörü arasındaki ilişki şeklindedir. Enerji ve momentum ilişkileri dört-boyutlu olarak
biçiminde birleştirilir. Benzer biçimde olur.
Sıfırıncı bileşen için olduğundan
elde edilir.
1.9 Gözlemcinin ölçtüğü frekans
Fotonu ve gözlemciyi ayrı ayrı tanımladık. Şimdi bu gözlemcinin fotonun frekansını nasıl ölçtüğünü belirleyebiliriz.
Gözlemci kendi dünya çizgisi boyunca ilerlerken dalganın fazının ne kadar hızlı değiştiğini ölçer. Zincir kuralına göre
Seçtiğimiz faz konvansiyonunda olduğundan ileri zamanda fazın zamansal kısmı azalır. Ölçülen frekansın pozitif olması için
tanımı kullanılır.
Bu formülün fiziksel anlamı son derece önemlidir: bir gözlemcinin ölçtüğü frekans, dalga fazının o gözlemcinin kendi saati boyunca ne kadar hızlı değiştiğidir.
Comoving gözlemci için olduğundan
kullanılırsa bulunur. Ayrıca olduğundan
yazabiliriz.
Burada ölçülen frekans tek bir sayıdır; yani bir skalerdir. Ancak bu sayı yalnızca fotona değil, hem fotonun vektörüne hem de gözlemcinin dört-hızına bağlıdır. Bu nedenle farklı gözlemciler aynı foton için farklı frekanslar ölçebilir.
1.10 Null yörünge ve afin parametre
Frekansı ölçtük. Ancak foton hareket halindedir bu sebeple fotonun uzay-zamandaki hareketini hangi denklem belirleneceği önem kazanır.
Fotonun durgun kütlesi sıfırdır. Genel enerji-momentum ilişkisi olduğundan foton için elde edilir.
Dört-momentumun normu olduğundan, için
olur. kullanılırsa
sonucu elde edilir.
[!info] Tanım Normu sıfır olan vektörlere null veya ışık-benzeri vektör denir.
Fotonun izlediği dünya çizgisi de bu nedenle null bir eğridir. Null bir eğri boyunca olur.
Kütleli bir parçacığın yörüngesi öz-zaman ile parametrize edilebilir. Ancak foton için olduğundan olur. Bu nedenle fotonun yörüngesini kendi öz-zamanıyla parametrize edemeyiz.
Peki onun yerine ne kullanacağız?
[!info] Tanım Fotonun yörüngesi üzerindeki noktaları sıralamak için kullanılan uygun parametreye afin parametre denir ve genellikle ile gösterilir.
Burada dalga boyu ile karışmaması için afin parametreyi , fiziksel dalga boyunu ise ile göstereceğiz.
Fotonun yörüngesi olarak yazılır ve teğet vektör
şeklinde tanımlanır.
Sıfırıncı bileşen için
ve dolayısıyla
elde edilir.
Afin parametre seçildiğinde fotonun geodezik denklemi
şeklinde yazılır.
1.11 FLRW metriğinde null koşulu
Geodezik denklemine geçmeden önce null koşulunu FLRW metriğinde açıkça yazalım:
FLRW metriğinde ve olduğundan
elde edilir. Buradan
sonucu çıkar.
Bu denklem fotonun zamansal ve uzaysal dalga-vektörü bileşenlerini birbirine bağlar. Ancak bileşeninin zamanla nasıl değiştiğini tek başına söylemez. Bunun için geodezik denklemine ihtiyacımız vardır.
1.12 Christoffel sembolleri
Geodezik denkleminde görünen nesneleri nereden gelir?
[!info] Tanım Christoffel sembolleri \Gamma^\mu{}_{\alpha\beta} = \frac{1}{2}g^{\mu\nu}\left(\partial_\alpha g_{\nu\beta} + \partial_\beta g_{\nu\alpha} - \partial_\nu g_{\alpha\beta}\right) \tag{55} ile tanımlanır.
Christoffel sembolleri metrik bileşenlerinin koordinatlara göre nasıl değiştiğini gösterir.
Biz frekansla ilişkili bileşenini aradığımız için geodezik denkleminin bileşenine bakacağız:
Bu toplamda , ve türündeki terimler bulunabilir. Önce zamansal terimlerin gerçekten sıfır olduğunu görelim.
için
FLRW metriğinde sabit olduğu için ve dolayısıyla
olur.
Peki bir zamansal ve bir uzaysal indis taşıyan terimi katkı verir mi?
FLRW metriğinde ve sabit olduğundan bütün türevler sıfırdır. Böylece
elde edilir.
Zamansal terimlerden katkı gelmedi. O hâlde geriye yalnızca uzaysal metrik bileşenlerinin zamanla değişmesinden doğan terimi kalır:
ve olduğundan
olur.
Uzaysal metrik biçimindedir. Burada , koordinatına göre türevdir. Dolayısıyla
Böylece
Sonuç olarak
elde edilir. Bu sonuç fiizksel olarak çok önemlidir çünkü fotonun zamansal dalga-vektörü bileşeninin değişmesine neden olan şey, uzaysal metriğin nedeniyle zamanla değişmesidir.
Artık gerekli bütün parçaları elde ettik. Geodezik denkleminin zaman bileşeni
idi.
ve olduğundan yalnızca uzaysal terim kalır:
kullanılırsa
elde edilir.
Null koşulundan bulmuştuk. Bunu yerine koyarsak
olur.
[!info] Tanım Hubble parametresi olarak tanımlanır.
Bu nedenle denklem
şeklinde yazılabilir.
Peki afin parametreye göre yazılmış bu denklemi kozmik zamana nasıl dönüştüreceğiz? Daha önce
bulmuştuk. Zincir kuralına göre
Bunu geodezik denklemine yerleştirirsek
elde edilir.
Denklemi ile sadeleştirince
bulunur.
kullanılırsa
elde edilir. Bu ifade
şeklinde yazılabilir.
Her iki tarafın zamana göre integrali alınırsa bulunur. Dolayısıyla
ve sonuç olarak
elde edilir.
Comoving gözlemci için olduğundan sabiti bu orantıyı değiştirmez:
Böylece genişleyen bir evrende comoving gözlemcinin ölçtüğü foton frekansının ölçek faktörünün tersiyle orantılı olduğunu göstermiş olduk.
Foton zamanında yayılsın ve zamanında gözlensin. O zaman
olur.
Genişleyen bir evrende olduğu için bulunur. Yani foton daha düşük frekansla gözlenir.
1.13 Dalga boyu ve kırmızıya kayma
Frekansın nasıl değiştiğini bulduk. Biz ayrıca temel fizik derslerinden dalga boyu ile frekans arasındaki ilişkiyi açıkça biliyoruz o sebeple başlangıç noktamıza doğrudan ulaşabiliriz.
Açısal frekans ile sıradan frekans arasındaki ilişki ve ışık için şeklindedir. Dolayısıyla
olur. olduğuna göre
sonucu elde edilir. Bu nedenle emisyon ve gözlem dalga boyları arasında
ilişkisi vardır.
[!info] Tanım Kozmolojik kırmızıya kayma z = \frac{\lambda_o - \lambda_e}{\lambda_e} \tag{84} ile tanımlanır.
Buradan
elde edilir.
Bugünkü ölçek faktörü olarak normalize edilirse
olur.
Sonuç olarak evren genişledikçe dalga boyu ölçek faktörüyle birlikte büyür, frekans ise ölçek faktörünün tersiyle azalır:
Bu değişim ışığın yerel hızının değiştiği anlamına gelmez. Her yerel comoving gözlemci yine ilişkisini ölçer. Dalga boyu artarken frekans aynı oranda azalır ve ışığın yerel hızı olarak kalır.
Burada bulunan sonuçlar bir sonraki bölümde enerji ve sıcaklık ilişkisi ile kullanılacak olup çok büyük önem arz eder.
