Ana Sayfa
Fizik

Kozmolojiye Giriş ve Kozmik Mikrodalga Arka Plan Işıması - Bölüm 2

Bu bölümde, evrenin genişlemesinin ışığın dalga boyunu nasıl değiştirdiğini, FLRW metriğinde fotonun geodezik denklemini çözerek ve kozmolojik kızıla kaymayı ölçek faktörü cinsinden türeterek ele aldık.

Naz Eylül Tekin•15 Ekim 2026•17 dk okuma süresi
Kozmolojiye Giriş ve Kozmik Mikrodalga Arka Plan Işıması - Bölüm 2

Kozmolojiye Giriş ve Kozmik Mikrodalga Arka Plan: Bölüm: 2

1 Kızıla Kayma

Önceki bölümde evrenin genişlemesini fiziksel mesafe ve comoving mesafe kavramları üzerinden ele aldık. İki comoving galaksinin koordinatları değişmese bile aralarındaki fiziksel mesafenin ölçek faktörü a(t)a(t) nedeniyle zamanla artabileceğini gördük. Ancak burada önemli bir soruyu açık bırakmıştık:

Biz evrenin genişlediğini gözlemsel olarak nereden biliyoruz?

Uzak galaksiler arasındaki mesafeyi doğrudan bir cetvelle ölçemediğimize göre, bu cisimler hakkında sahip olduğumuz bilgiyi büyük ölçüde bize ulaşan ışık üzerinden elde ederiz. Bu nedenle evrenin genişlemesinin ışık üzerinde nasıl bir etki bıraktığını anlamamız gerekir.

Öncelikle dalga boyunun ne olduğunu hatırlayalım.

Bir elektromanyetik dalgada ardışık iki tepe arasındaki uzaklığa dalga boyu denir ve λ\lambda ile gösterilir. Işık için dalga boyu ile frekans arasındaki ilişki

c=λν(1)c = \lambda\nu \tag{1}

şeklindedir. Burada cc ışık hızı, λ\lambda dalga boyu ve ν\nu frekanstır.

Işığın yerel hızı cc sabit olduğuna göre, dalga boyu arttığında frekans azalmak zorundadır. Şimdi bir ışık dalgasının kaynaktan çıktığı andaki dalga boyuna λe\lambda_e ile, gözlemciye ulaştığında ölçülen dalga boyunu ise λo\lambda_o ile gösterelim. Eğer gözlenen dalga boyu yayıldığı andaki dalga boyundan daha büyükse,

λo>λe,(2)\lambda_o > \lambda_e, \tag{2}

ışığın dalga boyunun daha uzun değerlere doğru kaydığını söyleriz. Görünür ışık tayfında daha uzun dalga boyları kırmızı bölgeye karşılık geldiği için bu olaya kızıla kayma denir.

Kızıla kayma miktarı zz parametresi ile tanımlanır:

z=λo−λeλe(3)z = \frac{\lambda_o - \lambda_e}{\lambda_e} \tag{3}

Bu ifadeyi yeniden düzenlersek,

z=λoλe−1⇒1+z=λoλe(4)z = \frac{\lambda_o}{\lambda_e} - 1 \quad \Rightarrow \quad 1 + z = \frac{\lambda_o}{\lambda_e} \tag{4}

elde edilir.

Buradaki fiziksel anlam oldukça açıktır. Eğer

z>0⇒λo>λe,(5)z > 0 \quad \Rightarrow \quad \lambda_o > \lambda_e, \tag{5}

yani ışık bize ulaştığında dalga boyu büyümüştür ve ışık kızıla kaymıştır.

Örneğin z=1z = 1 olduğunu düşünelim. Bu durumda

1+z=2(6)1 + z = 2 \tag{6}

olacağından,

λo=2λe(7)\lambda_o = 2\lambda_e \tag{7}

bulunur. Yani gözlemlediğimiz dalga boyu, ışığın yayıldığı andaki dalga boyunun iki katıdır.

Buraya kadar kızıla kaymayı yalnızca dalga boyunun değişimi üzerinden tanımladık. Peki neden evrenin genişlemesi bir fotonun dalga boyunu neden değiştirsin

Eğer genişleyen evrenin ölçeğini a(t)a(t) ile tanımlıyorsak, dalga boyunun da bu ölçek faktörüyle nasıl ilişkili olduğunu göstermemiz gerekir. Başka bir ifadeyle, evren genişledikçe comoving gözlemcilerin ölçtüğü fotonun fiziksel dalga boyu da ölçek faktörüyle birlikte büyür.

Ancak bu noktada yalnızca "evren genişlediği için dalga boyu da genişler" demek yeterli değildir. Bu ilişkinin genişleyen bir uzay-zaman geometrisi içerisinde gerçekten nasıl ortaya çıktığını göstermemiz gerekir.

Evrenin genişlemesinin dalga boyunu değiştirdiğini gördük ve bu değişimi kırmızıya kayma parametresi zz cinsinden tanımladık. Bu bölümde, genel görelilik çerçevesinde genişleyen bir evrende hareket eden bir fotonun frekansının neden

ω∝1a(t)(8)\omega \propto \frac{1}{a(t)} \tag{8}

şeklinde değiştiğini sıfırdan göstereceğiz. Ardından frekans ile dalga boyu arasındaki ilişkiyi kullanarak λ∝a(t)\lambda \propto a(t) sonucunu yeniden elde edeceğiz. Bu nedenle işe uzay-zaman koordinatlarından başlayalım.

1.1 Uzay-zaman koordinatları

Özel ve genel görelilikte bir olay dört koordinatla gösterilir:

xμ=(x0,x1,x2,x3).(9)x^\mu = \left(x^0, x^1, x^2, x^3\right). \tag{9}

[!note] Notasyon Yunan indisleri μ,ν,α,β=0,1,2,3\mu, \nu, \alpha, \beta = 0, 1, 2, 3 değerlerini alır. Sıfırıncı bileşen zamansal, diğer üç bileşen uzaysaldır.

Bu bölümde doğal birimler kullanılmayacak ve ışık hızı cc açık biçimde korunacaktır. Bu nedenle zaman koordinatını x0=ctx^0 = ct olarak seçeriz. Dört-konum böylece

xμ=(ct,x,y,z)(10)x^\mu = (ct, x, y, z) \tag{10}

biçiminde yazılır.

Bu seçim sayesinde ctct, xx, yy ve zz bileşenlerinin tamamı uzunluk birimine sahip olur.

1.2 Metrik ve uzay-zaman aralığı

Koordinatları tanımladık. Peki iki yakın olay arasındaki fiziksel ayrımı nasıl ölçeceğiz? Genel görelilikte bu işi metrik tensörü yapar.

[!info] Tanım İki yakın olay arasındaki uzay-zaman aralığı ds^2 = g_{\mu\nu},dx^\mu dx^\nu \tag{11} ile tanımlanır. Buradaki gμνg_{\mu\nu} nesnesine metrik tensörü denir.

Bu çalışmada metrik imzasını (−,+,+,+)(-,+,+,+) olarak seçeceğiz. Düz Minkowski uzay-zamanında metrik

gμν=(−1000 0100 0010 0001)(12)g_{\mu\nu} = \begin{pmatrix} -1 & 0 & 0 & 0 \ 0 & 1 & 0 & 0 \ 0 & 0 & 1 & 0 \ 0 & 0 & 0 & 1 \end{pmatrix} \tag{12}

biçimindedir. Dolayısıyla uzay-zaman aralığı

ds2=−(dx0)2+(dx1)2+(dx2)2+(dx3)2=−c2dt2+dx2+dy2+dz2(13)ds^2 = -(dx^0)^2 + (dx^1)^2 + (dx^2)^2 + (dx^3)^2 = -c^2dt^2 + dx^2 + dy^2 + dz^2 \tag{13}

olur.

Ancak üzerinde çalıştığımız evren statik bir Minkowski uzay-zamanı değildir. Evren genişlediği için uzaysal uzaklıkların zamanla değişmesine izin veren FLRW metriğini kullanmamız gerekir.

1.3 FLRW metriği

Homojen ve izotropik bir evrenin uzay-zaman geometrisi FLRW metriğiyle tanımlanır:

ds2=−c2dt2+a2(t),γij,dxidxj.(14)ds^2 = -c^2dt^2 + a^2(t),\gamma_{ij},dx^i dx^j. \tag{14}

[!note] Notasyon Latin indisleri i,j=1,2,3i, j = 1, 2, 3 yalnızca uzaysal bileşenleri gösterir.

[!info] Tanım a(t)a(t) fonksiyonuna ölçek faktörü denir. Bu fonksiyon, evrendeki fiziksel uzaklıkların kozmik zamanla nasıl değiştiğini gösterir.

[!info] Tanım γij\gamma_{ij}, sabit bir kozmik zaman kesitinin uzaysal geometrisini tanımlayan zamandan bağımsız metriktir.

Uzaysal olarak düz bir evrende γij=δij\gamma_{ij} = \delta_{ij} alınır. Bu durumda γijdxidxj=dx2+dy2+dz2\gamma_{ij}dx^idx^j = dx^2 + dy^2 + dz^2 olur ve FLRW metriği

ds2=−c2dt2+a2(t)(dx2+dy2+dz2)(15)ds^2 = -c^2dt^2 + a^2(t)\left(dx^2 + dy^2 + dz^2\right) \tag{15}

şeklini alır.

x0=ctx^0 = ct kullandığımız için dx0=c,dtdx^0 = c,dt yazabiliriz. Böylece metrik bileşenleri

gμν=(−1000 0a200 00a20 000a2)(16)g_{\mu\nu} = \begin{pmatrix} -1 & 0 & 0 & 0 \ 0 & a^2 & 0 & 0 \ 0 & 0 & a^2 & 0 \ 0 & 0 & 0 & a^2 \end{pmatrix} \tag{16}

ve ters metrik bileşenleri

gμν=(−1000 0a−200 00a−20 000a−2)(17)g^{\mu\nu} = \begin{pmatrix} -1 & 0 & 0 & 0 \ 0 & a^{-2} & 0 & 0 \ 0 & 0 & a^{-2} & 0 \ 0 & 0 & 0 & a^{-2} \end{pmatrix} \tag{17}

olarak yazılır.

[!info] Tanım Ters metrik, gμαgαν=δμνg^{\mu\alpha}g_{\alpha\nu} = \delta^\mu{}_\nu koşulunu sağlayan tensördür. Örneğin g11g11=a−2a2=1g^{11}g_{11} = a^{-2}a^2 = 1 olur.

1.4 Comoving gözlemci ve öz-zaman

Uzaysal metriği tanımladık. Ancak uzaysal metrik pekçok farklı gözlemci tarafından değerlendirilebilir. Bu noktada genişleyen evrende hangi gözlemciyi kullanacağımız önem arz eder.

FLRW koordinatları evrenin genişlemesiyle birlikte hareket eden bir koordinat ağı olarak düşünülebilir. Bu koordinat ağı üzerinde sabit konumda kalan gözlemcilere comoving gözlemci denir.

[!info] Tanım Comoving gözlemcinin uzaysal koordinatları sabittir: x^i = \text{sabit}. \tag{18} Bu nedenle dxi=0dx^i = 0 ve dxi/dτ=0dx^i/d\tau = 0 olur.

Burada "sabit koordinat" ifadesi gözlemcinin diğer uzak galaksilere olan fiziksel uzaklığının sabit olduğu anlamına gelmez. İki comoving nokta arasındaki fiziksel uzaklık yaklaşık olarak dphys(t)=a(t),dcomd_{\text{phys}}(t) = a(t),d_{\text{com}} biçiminde değişir. Koordinat uzaklığı sabit kalırken fiziksel uzaklık ölçek faktörü nedeniyle büyür.

Uzaysal kısım bu şekilde tanımlanır ancak her gözlemci bir cetvel taşıdığı gibi bir de saat taşır. Peki bu gözlemcinin kendi saati ne ölçer?

[!info] Tanım Bir gözlemcinin yanında taşıdığı ideal saatin ölçtüğü zamana öz-zaman denir ve τ\tau ile gösterilir.

Zaman-benzeri bir dünya çizgisi boyunca

ds2=−c2dτ2(19)ds^2 = -c^2d\tau^2 \tag{19}

yazılır.

Comoving gözlemci için dxi=0dx^i = 0 olduğundan FLRW metriği ds2=−c2dt2ds^2 = -c^2dt^2 biçimine indirgenir. Bunu öz-zaman tanımıyla karşılaştırırsak

−c2dτ2=−c2dt2(20)-c^2d\tau^2 = -c^2dt^2 \tag{20}

ve dolayısıyla, zamanın ileri yönünü seçerek,

dτ=dt(21)d\tau = dt \tag{21}

sonucunu buluruz.

Bu sonucun fiziksel anlamı şudur: comoving gözlemcinin cebinde taşıdığı saatin ölçtüğü öz-zaman, FLRW metriğindeki kozmik zaman tt ile aynıdır.

1.5 Comoving gözlemcinin dört-hızı

Gözlemcinin zamanını belirledik. Şimdi onun uzay-zamanda hangi yönde hareket ettiğini dört-hız aracılığıyla ifade edebiliriz.

[!info] Tanım Bir gözlemcinin dört-hızı u^\mu = \frac{dx^\mu}{d\tau} \tag{22} olarak tanımlanır.

xμ=(ct,x,y,z)x^\mu = (ct, x, y, z) olduğundan

uμ=(d(ct)dτ,dxdτ,dydτ,dzdτ).(23)u^\mu = \left(\frac{d(ct)}{d\tau}, \frac{dx}{d\tau}, \frac{dy}{d\tau}, \frac{dz}{d\tau}\right). \tag{23}

Comoving gözlemci için dt=dτdt = d\tau ve dxi=0dx^i = 0 olduğundan u0=c,dt/dτ=cu^0 = c,dt/d\tau = c ve ui=0u^i = 0 elde edilir. Dolayısıyla

uμ=(c,0,0,0)(24)u^\mu = (c, 0, 0, 0) \tag{24}

olur.

Şimdi üst indisli bu vektörün alt indisli biçimini bulalım.

[!info] Tanım Bir vektörün indisi metrik kullanılarak indirilir: uμ=gμνuνu_\mu = g_{\mu\nu}u^\nu.

Sıfırıncı bileşen açıkça

u0=g00u0+g01u1+g02u2+g03u3=(−1)c=−c(25)u_0 = g_{00}u^0 + g_{01}u^1 + g_{02}u^2 + g_{03}u^3 = (-1)c = -c \tag{25}

olur. Metrik köşegen olduğu ve uzaysal dört-hız bileşenleri sıfır olduğu için u1=u2=u3=0u_1 = u_2 = u_3 = 0 bulunur. Böylece

uμ=(−c,0,0,0)(26)u_\mu = (-c, 0, 0, 0) \tag{26}

elde edilir.

1.6 Elektromanyetik dalga ve faz

Gözlemciyi ve temel matematiksel nesneleri tanımlamamızın ardından esas probleme dönmemiz gereklidir. Bu gözlemcinin ne ölçümü yapacağını hatırlayalım. Biz fotonlarla çalışıyoruz bu sebeple, yalnız gözlemci ve metriği tanımlamak yeterli değildir. Dalgalar söz konusu olduğundan elektromanyetik dalgalar ile çalışmamız gereklidir. Bu gözlemcinin ölçüm yapacağı elektromanyetik dalgayı ölçer.

Geometrik optik yaklaşımında bir elektromanyetik dalga genel olarak

Ψ(x)=A(x),eiΦ(x)(27)\Psi(x) = A(x),e^{i\Phi(x)} \tag{27}

biçiminde yazılır. Burada, A(x)A(x) dalganın genliğini, Φ(x)\Phi(x) ise dalganın fazını gösterir.

Faz, dalganın salınım döngüsünün hangi noktasında bulunduğumuzu söyler. Örneğin düz uzay-zamanda ilerleyen düzlemsel bir dalganın fazı

Φ(x)=k⋅x−ωt(28)\Phi(x) = \mathbf{k}\cdot\mathbf{x} - \omega t \tag{28}

şeklinde yazılabilir. Açık biçimde Φ=kxx+kyy+kzz−ωt\Phi = k_x x + k_y y + k_z z - \omega t olur.

x0=ctx^0 = ct olduğuna göre t=x0/ct = x^0/c yazabiliriz. Böylece

Φ=kxx+kyy+kzz−ωcx0(29)\Phi = k_x x + k_y y + k_z z - \frac{\omega}{c}x^0 \tag{29}

elde edilir.

Peki uzay-zamanda küçük bir miktar ilerlediğimizde fazın ne kadar değiştiğini nasıl ifade ederiz? Bir skaler alanın toplam diferansiyeli

dΦ=∂μΦ,dxμ(30)d\Phi = \partial_\mu\Phi,dx^\mu \tag{30}

şeklindedir. Açık biçimde bu ifade

dΦ=∂Φ∂x0dx0+∂Φ∂x1dx1+∂Φ∂x2dx2+∂Φ∂x3dx3(31)d\Phi = \frac{\partial\Phi}{\partial x^0}dx^0 + \frac{\partial\Phi}{\partial x^1}dx^1 + \frac{\partial\Phi}{\partial x^2}dx^2 + \frac{\partial\Phi}{\partial x^3}dx^3 \tag{31}

olarak yazılır.

1.7 Dört-dalga kovektörü

Fazın uzay-zamandaki değişimini tek bir geometrik nesneyle göstermek için dört-dalga kovektörünü tanımlarız.

[!info] Tanım Dört-dalga kovektörü k_\mu = \partial_\mu\Phi \tag{32} olarak tanımlanır. Buna göre fazın diferansiyeli kısaca dΦ=kμdxμd\Phi = k_\mu dx^\mu olur.

Bu tanımın fiziksel anlamı şudur: kμk_\mu, uzay-zamanda seçilen küçük bir hareketin dalganın fazını ne kadar değiştireceğini belirler.

Şimdi bileşenleri tek tek hesaplayalım. Fazımız

Φ=kxx+kyy+kzz−ωcx0(33)\Phi = k_x x + k_y y + k_z z - \frac{\omega}{c}x^0 \tag{33}

olduğundan

k0=∂Φ∂x0=−ωc,k1=∂Φ∂x=kx,k2=ky,k3=kz.(34)k_0 = \frac{\partial\Phi}{\partial x^0} = -\frac{\omega}{c}, \qquad k_1 = \frac{\partial\Phi}{\partial x} = k_x, \qquad k_2 = k_y, \qquad k_3 = k_z. \tag{34}

Dolayısıyla

kμ=(−ωc,kx,ky,kz)(35)k_\mu = \left(-\frac{\omega}{c}, k_x, k_y, k_z\right) \tag{35}

olur.

Zamansal bileşen frekans bilgisini, uzaysal bileşenler ise dalganın yayılma yönünü ve dalga boyunu içerir. Uzaysal dalga vektörünün büyüklüğü ∣k∣=2π/λ|\mathbf{k}| = 2\pi/\lambda ile verilir.

Şimdi kovektörün indisini kaldıralım.

[!info] Tanım Bir kovektörün indisi ters metrikle kaldırılır: kμ=gμνkνk^\mu = g^{\mu\nu}k_\nu.

Sıfırıncı bileşen

k0=g00k0=(−1)(−ωc)=ωc(36)k^0 = g^{00}k_0 = (-1)\left(-\frac{\omega}{c}\right) = \frac{\omega}{c} \tag{36}

olur.

Uzaysal bileşenler ise

k1=k1a2,k2=k2a2,k3=k3a2(37)k^1 = \frac{k_1}{a^2}, \qquad k^2 = \frac{k_2}{a^2}, \qquad k^3 = \frac{k_3}{a^2} \tag{37}

şeklindedir. Dolayısıyla

kμ=(ωc,k1a2,k2a2,k3a2)(38)k^\mu = \left(\frac{\omega}{c}, \frac{k_1}{a^2}, \frac{k_2}{a^2}, \frac{k_3}{a^2}\right) \tag{38}

elde edilir.

Burada kik_i ile kik^i bileşenlerinin aynı olmadığına dikkat edilmelidir. Uzaysal indis kaldırılırken a−2(t)a^{-2}(t) çarpanı ortaya çıkar.

1.8 Fotonun dört-momentumu

Dalganın geometrik tanımını yaptık. Peki bu dalga kuantum mekaniğinde bir foton olarak yorumlandığında ne değişir?

Bir fotonun enerjisi ω=2πν\omega = 2\pi\nu ve ℏ=h/(2π)\hbar = h/(2\pi) olduğundan

E=hν=hω2π=h2πω=ℏω(39)E = h\nu = h\frac{\omega}{2\pi} = \frac{h}{2\pi}\omega = \hbar\omega \tag{39}

elde edilir.

Fotonun uzaysal momentumu ile dalga vektörü arasındaki ilişki p=ℏk\mathbf{p} = \hbar\mathbf{k} şeklindedir. Enerji ve momentum ilişkileri dört-boyutlu olarak

pμ=ℏkμ(40)p^\mu = \hbar k^\mu \tag{40}

biçiminde birleştirilir. Benzer biçimde pμ=ℏkμp_\mu = \hbar k_\mu olur.

Sıfırıncı bileşen için k0=ω/ck^0 = \omega/c olduğundan

p0=ℏk0=ℏωc=Ec(41)p^0 = \hbar k^0 = \frac{\hbar\omega}{c} = \frac{E}{c} \tag{41}

elde edilir.

1.9 Gözlemcinin ölçtüğü frekans

Fotonu ve gözlemciyi ayrı ayrı tanımladık. Şimdi bu gözlemcinin fotonun frekansını nasıl ölçtüğünü belirleyebiliriz.

Gözlemci kendi dünya çizgisi boyunca ilerlerken dalganın fazının ne kadar hızlı değiştiğini ölçer. Zincir kuralına göre

dΦdτ=∂Φ∂xμdxμdτ=kμuμ.(42)\frac{d\Phi}{d\tau} = \frac{\partial\Phi}{\partial x^\mu}\frac{dx^\mu}{d\tau} = k_\mu u^\mu. \tag{42}

Seçtiğimiz faz konvansiyonunda Φ=k⋅x−ωt\Phi = \mathbf{k}\cdot\mathbf{x} - \omega t olduğundan ileri zamanda fazın zamansal kısmı azalır. Ölçülen frekansın pozitif olması için

ωobs=−kμuμ(43)\omega_{\text{obs}} = -k_\mu u^\mu \tag{43}

tanımı kullanılır.

Bu formülün fiziksel anlamı son derece önemlidir: bir gözlemcinin ölçtüğü frekans, dalga fazının o gözlemcinin kendi saati boyunca ne kadar hızlı değiştiğidir.

Comoving gözlemci için uμ=(c,0,0,0)u^\mu = (c, 0, 0, 0) olduğundan

ωobs=−(k0u0+k1u1+k2u2+k3u3)=−c,k0.(44)\omega_{\text{obs}} = -\left(k_0u^0 + k_1u^1 + k_2u^2 + k_3u^3\right) = -c,k_0. \tag{44}

k0=−ω/ck_0 = -\omega/c kullanılırsa ωobs=ω\omega_{\text{obs}} = \omega bulunur. Ayrıca k0=ω/ck^0 = \omega/c olduğundan

ωobs=c,k0(45)\omega_{\text{obs}} = c,k^0 \tag{45}

yazabiliriz.

Burada ölçülen frekans tek bir sayıdır; yani bir skalerdir. Ancak bu sayı yalnızca fotona değil, hem fotonun kμk^\mu vektörüne hem de gözlemcinin uμu^\mu dört-hızına bağlıdır. Bu nedenle farklı gözlemciler aynı foton için farklı frekanslar ölçebilir.

1.10 Null yörünge ve afin parametre

Frekansı ölçtük. Ancak foton hareket halindedir bu sebeple fotonun uzay-zamandaki hareketini hangi denklem belirleneceği önem kazanır.

Fotonun durgun kütlesi sıfırdır. Genel enerji-momentum ilişkisi E2=p2c2+m2c4E^2 = p^2c^2 + m^2c^4 olduğundan foton için E=pcE = pc elde edilir.

Dört-momentumun normu pμpμ=−m2c2p_\mu p^\mu = -m^2c^2 olduğundan, m=0m = 0 için

pμpμ=0(46)p_\mu p^\mu = 0 \tag{46}

olur. pμ=ℏkμp^\mu = \hbar k^\mu kullanılırsa

kμkμ=0(47)k_\mu k^\mu = 0 \tag{47}

sonucu elde edilir.

[!info] Tanım Normu sıfır olan vektörlere null veya ışık-benzeri vektör denir.

Fotonun izlediği dünya çizgisi de bu nedenle null bir eğridir. Null bir eğri boyunca ds2=0ds^2 = 0 olur.

Kütleli bir parçacığın yörüngesi öz-zaman τ\tau ile parametrize edilebilir. Ancak foton için ds2=−c2dτ2=0ds^2 = -c^2d\tau^2 = 0 olduğundan dτ=0d\tau = 0 olur. Bu nedenle fotonun yörüngesini kendi öz-zamanıyla parametrize edemeyiz.

Peki onun yerine ne kullanacağız?

[!info] Tanım Fotonun yörüngesi üzerindeki noktaları sıralamak için kullanılan uygun parametreye afin parametre denir ve genellikle λaff\lambda_{\text{aff}} ile gösterilir.

Burada dalga boyu ile karışmaması için afin parametreyi λaff\lambda_{\text{aff}}, fiziksel dalga boyunu ise λphys\lambda_{\text{phys}} ile göstereceğiz.

Fotonun yörüngesi xμ=xμ(λaff)x^\mu = x^\mu(\lambda_{\text{aff}}) olarak yazılır ve teğet vektör

kμ=dxμdλaff(48)k^\mu = \frac{dx^\mu}{d\lambda_{\text{aff}}} \tag{48}

şeklinde tanımlanır.

Sıfırıncı bileşen için

k0=dx0dλaff=cdtdλaff(49)k^0 = \frac{dx^0}{d\lambda_{\text{aff}}} = c\frac{dt}{d\lambda_{\text{aff}}} \tag{49}

ve dolayısıyla

dtdλaff=k0c(50)\frac{dt}{d\lambda_{\text{aff}}} = \frac{k^0}{c} \tag{50}

elde edilir.

Afin parametre seçildiğinde fotonun geodezik denklemi

dkμdλaff+Γμαβkαkβ=0(51)\frac{dk^\mu}{d\lambda_{\text{aff}}} + \Gamma^\mu{}_{\alpha\beta}k^\alpha k^\beta = 0 \tag{51}

şeklinde yazılır.

1.11 FLRW metriğinde null koşulu

Geodezik denklemine geçmeden önce null koşulunu FLRW metriğinde açıkça yazalım:

gμνkμkν=0.(52)g_{\mu\nu}k^\mu k^\nu = 0. \tag{52}

FLRW metriğinde g00=−1g_{00} = -1 ve gij=a2(t)γijg_{ij} = a^2(t)\gamma_{ij} olduğundan

−(k0)2+a2(t),γijkikj=0(53)-(k^0)^2 + a^2(t),\gamma_{ij}k^ik^j = 0 \tag{53}

elde edilir. Buradan

γijkikj=(k0)2a2(t)(54)\gamma_{ij}k^ik^j = \frac{(k^0)^2}{a^2(t)} \tag{54}

sonucu çıkar.

Bu denklem fotonun zamansal ve uzaysal dalga-vektörü bileşenlerini birbirine bağlar. Ancak k0k^0 bileşeninin zamanla nasıl değiştiğini tek başına söylemez. Bunun için geodezik denklemine ihtiyacımız vardır.

1.12 Christoffel sembolleri

Geodezik denkleminde görünen Γμαβ\Gamma^\mu{}_{\alpha\beta} nesneleri nereden gelir?

[!info] Tanım Christoffel sembolleri \Gamma^\mu{}_{\alpha\beta} = \frac{1}{2}g^{\mu\nu}\left(\partial_\alpha g_{\nu\beta} + \partial_\beta g_{\nu\alpha} - \partial_\nu g_{\alpha\beta}\right) \tag{55} ile tanımlanır.

Christoffel sembolleri metrik bileşenlerinin koordinatlara göre nasıl değiştiğini gösterir.

Biz frekansla ilişkili k0k^0 bileşenini aradığımız için geodezik denkleminin μ=0\mu = 0 bileşenine bakacağız:

dk0dλaff+Γ0αβkαkβ=0.(56)\frac{dk^0}{d\lambda_{\text{aff}}} + \Gamma^0{}_{\alpha\beta}k^\alpha k^\beta = 0. \tag{56}

Bu toplamda Γ000\Gamma^0{}_{00}, Γ00i\Gamma^0{}_{0i} ve Γ0ij\Gamma^0{}_{ij} türündeki terimler bulunabilir. Önce zamansal terimlerin gerçekten sıfır olduğunu görelim.

Γ000\Gamma^0{}_{00} için

Γ000=12g00(∂0g00+∂0g00−∂0g00)=12g00∂0g00.(57)\Gamma^0{}_{00} = \frac{1}{2}g^{00}\left(\partial_0g_{00} + \partial_0g_{00} - \partial_0g_{00}\right) = \frac{1}{2}g^{00}\partial_0g_{00}. \tag{57}

FLRW metriğinde g00=−1g_{00} = -1 sabit olduğu için ∂0g00=0\partial_0g_{00} = 0 ve dolayısıyla

Γ000=0(58)\Gamma^0{}_{00} = 0 \tag{58}

olur.

Peki bir zamansal ve bir uzaysal indis taşıyan Γ00i\Gamma^0{}_{0i} terimi katkı verir mi?

Γ00i=12g00(∂0g0i+∂ig00−∂0g0i).(59)\Gamma^0{}_{0i} = \frac{1}{2}g^{00}\left(\partial_0g_{0i} + \partial_ig_{00} - \partial_0g_{0i}\right). \tag{59}

FLRW metriğinde g0i=0g_{0i} = 0 ve g00=−1g_{00} = -1 sabit olduğundan bütün türevler sıfırdır. Böylece

Γ00i=0(60)\Gamma^0{}_{0i} = 0 \tag{60}

elde edilir.

Zamansal terimlerden katkı gelmedi. O hâlde geriye yalnızca uzaysal metrik bileşenlerinin zamanla değişmesinden doğan Γ0ij\Gamma^0{}_{ij} terimi kalır:

Γ0ij=12g00(∂ig0j+∂jg0i−∂0gij).(61)\Gamma^0{}_{ij} = \frac{1}{2}g^{00}\left(\partial_ig_{0j} + \partial_jg_{0i} - \partial_0g_{ij}\right). \tag{61}

g0i=0g_{0i} = 0 ve g00=−1g^{00} = -1 olduğundan

Γ0ij=12∂0gij(62)\Gamma^0{}_{ij} = \frac{1}{2}\partial_0g_{ij} \tag{62}

olur.

Uzaysal metrik gij=a2(t)γijg_{ij} = a^2(t)\gamma_{ij} biçimindedir. Burada ∂0\partial_0, x0=ctx^0 = ct koordinatına göre türevdir. Dolayısıyla

∂0=∂∂x0=1c∂∂t.(63)\partial_0 = \frac{\partial}{\partial x^0} = \frac{1}{c}\frac{\partial}{\partial t}. \tag{63}

Böylece

∂0gij=1c∂∂t(a2γij)=2aa˙cγij.(64)\partial_0g_{ij} = \frac{1}{c}\frac{\partial}{\partial t}\left(a^2\gamma_{ij}\right) = \frac{2a\dot{a}}{c}\gamma_{ij}. \tag{64}

Sonuç olarak

Γ0ij=aa˙cγij(65)\Gamma^0{}_{ij} = \frac{a\dot{a}}{c}\gamma_{ij} \tag{65}

elde edilir. Bu sonuç fiizksel olarak çok önemlidir çünkü fotonun zamansal dalga-vektörü bileşeninin değişmesine neden olan şey, uzaysal metriğin a(t)a(t) nedeniyle zamanla değişmesidir.

Artık gerekli bütün parçaları elde ettik. Geodezik denkleminin zaman bileşeni

dk0dλaff+Γ0αβkαkβ=0(66)\frac{dk^0}{d\lambda_{\text{aff}}} + \Gamma^0{}_{\alpha\beta}k^\alpha k^\beta = 0 \tag{66}

idi.

Γ000=0\Gamma^0{}_{00} = 0 ve Γ00i=0\Gamma^0{}_{0i} = 0 olduğundan yalnızca uzaysal terim kalır:

dk0dλaff+Γ0ijkikj=0.(67)\frac{dk^0}{d\lambda_{\text{aff}}} + \Gamma^0{}_{ij}k^ik^j = 0. \tag{67}

Γ0ij=(aa˙/c)γij\Gamma^0{}_{ij} = (a\dot{a}/c)\gamma_{ij} kullanılırsa

dk0dλaff+aa˙cγijkikj=0(68)\frac{dk^0}{d\lambda_{\text{aff}}} + \frac{a\dot{a}}{c}\gamma_{ij}k^ik^j = 0 \tag{68}

elde edilir.

Null koşulundan γijkikj=(k0)2/a2\gamma_{ij}k^ik^j = (k^0)^2/a^2 bulmuştuk. Bunu yerine koyarsak

dk0dλaff+a˙ac(k0)2=0(69)\frac{dk^0}{d\lambda_{\text{aff}}} + \frac{\dot{a}}{ac}(k^0)^2 = 0 \tag{69}

olur.

[!info] Tanım Hubble parametresi H(t)=a˙/aH(t) = \dot{a}/a olarak tanımlanır.

Bu nedenle denklem

dk0dλaff+Hc(k0)2=0(70)\frac{dk^0}{d\lambda_{\text{aff}}} + \frac{H}{c}(k^0)^2 = 0 \tag{70}

şeklinde yazılabilir.

Peki afin parametreye göre yazılmış bu denklemi kozmik zamana nasıl dönüştüreceğiz? Daha önce

dtdλaff=k0c(71)\frac{dt}{d\lambda_{\text{aff}}} = \frac{k^0}{c} \tag{71}

bulmuştuk. Zincir kuralına göre

dk0dλaff=dk0dtdtdλaff=k0cdk0dt.(72)\frac{dk^0}{d\lambda_{\text{aff}}} = \frac{dk^0}{dt}\frac{dt}{d\lambda_{\text{aff}}} = \frac{k^0}{c}\frac{dk^0}{dt}. \tag{72}

Bunu geodezik denklemine yerleştirirsek

k0cdk0dt+Hc(k0)2=0(73)\frac{k^0}{c}\frac{dk^0}{dt} + \frac{H}{c}(k^0)^2 = 0 \tag{73}

elde edilir.

Denklemi k0/ck^0/c ile sadeleştirince

dk0dt+Hk0=0(74)\frac{dk^0}{dt} + Hk^0 = 0 \tag{74}

bulunur.

H=a˙/aH = \dot{a}/a kullanılırsa

1k0dk0dt=−a˙a(75)\frac{1}{k^0}\frac{dk^0}{dt} = -\frac{\dot{a}}{a} \tag{75}

elde edilir. Bu ifade

ddtln⁡k0=−ddtln⁡a(76)\frac{d}{dt}\ln k^0 = -\frac{d}{dt}\ln a \tag{76}

şeklinde yazılabilir.

Her iki tarafın zamana göre integrali alınırsa ln⁡k0=−ln⁡a+C\ln k^0 = -\ln a + C bulunur. Dolayısıyla

k0=C′a(t)(77)k^0 = \frac{C'}{a(t)} \tag{77}

ve sonuç olarak

k0∝1a(t)(78)k^0 \propto \frac{1}{a(t)} \tag{78}

elde edilir.

Comoving gözlemci için ωobs=c,k0\omega_{\text{obs}} = c,k^0 olduğundan cc sabiti bu orantıyı değiştirmez:

ωobs∝1a(t)(79)\omega_{\text{obs}} \propto \frac{1}{a(t)} \tag{79}

Böylece genişleyen bir evrende comoving gözlemcinin ölçtüğü foton frekansının ölçek faktörünün tersiyle orantılı olduğunu göstermiş olduk.

Foton tet_e zamanında yayılsın ve tot_o zamanında gözlensin. O zaman

ωoωe=aeao(80)\frac{\omega_o}{\omega_e} = \frac{a_e}{a_o} \tag{80}

olur.

Genişleyen bir evrende ao>aea_o > a_e olduğu için ωo<ωe\omega_o < \omega_e bulunur. Yani foton daha düşük frekansla gözlenir.

1.13 Dalga boyu ve kırmızıya kayma

Frekansın nasıl değiştiğini bulduk. Biz ayrıca temel fizik derslerinden dalga boyu ile frekans arasındaki ilişkiyi açıkça biliyoruz o sebeple başlangıç noktamıza doğrudan ulaşabiliriz.

Açısal frekans ile sıradan frekans arasındaki ilişki ω=2πν\omega = 2\pi\nu ve ışık için c=λphysνc = \lambda_{\text{phys}}\nu şeklindedir. Dolayısıyla

λphys=2πcω(81)\lambda_{\text{phys}} = \frac{2\pi c}{\omega} \tag{81}

olur. ω∝a−1\omega \propto a^{-1} olduğuna göre

λphys∝a(t)(82)\lambda_{\text{phys}} \propto a(t) \tag{82}

sonucu elde edilir. Bu nedenle emisyon ve gözlem dalga boyları arasında

λoλe=aoae(83)\frac{\lambda_o}{\lambda_e} = \frac{a_o}{a_e} \tag{83}

ilişkisi vardır.

[!info] Tanım Kozmolojik kırmızıya kayma z = \frac{\lambda_o - \lambda_e}{\lambda_e} \tag{84} ile tanımlanır.

Buradan

1+z=λoλe=aoae=ωeωo(85)1 + z = \frac{\lambda_o}{\lambda_e} = \frac{a_o}{a_e} = \frac{\omega_e}{\omega_o} \tag{85}

elde edilir.

Bugünkü ölçek faktörü ao=1a_o = 1 olarak normalize edilirse

1+z=1ae(86)1 + z = \frac{1}{a_e} \tag{86}

olur.

Sonuç olarak evren genişledikçe dalga boyu ölçek faktörüyle birlikte büyür, frekans ise ölçek faktörünün tersiyle azalır:

λphys∝a(t),ω∝1a(t)(87)\lambda_{\text{phys}} \propto a(t), \qquad \omega \propto \frac{1}{a(t)} \tag{87}

Bu değişim ışığın yerel hızının değiştiği anlamına gelmez. Her yerel comoving gözlemci yine c=λphysνc = \lambda_{\text{phys}}\nu ilişkisini ölçer. Dalga boyu artarken frekans aynı oranda azalır ve ışığın yerel hızı cc olarak kalır.

Burada bulunan sonuçlar bir sonraki bölümde enerji ve sıcaklık ilişkisi ile kullanılacak olup çok büyük önem arz eder.

N

Naz Eylül Tekin

Yazar